29 Aralık 2011 Perşembe

Esin Afşar’ın 1986 – ‘87 yıllarında yayınlanan ‘’Dün ve Bugünün Türk Şiir ve Ezgileri’’ ile ‘’Ruhi Su’ya Türkü’’ isimli albümü ilk kez tıpkı basım CD olarak Ada Müzik etiketiyle yayımlandı.



‘’DÜN VE BUGÜNÜN TÜRK ŞİİR VE EZGİLERİ’’



1986 yılında yayınlanan Esin Afşar'ın‘’Dün ve Bugünün Türk Şiir ve Ezgileri’’ isimli albümü tıpkı basım CD olarak Ada Müzik' etiketiyle yayınlandı.

15 Aralık 2011 Perşembe

Nihal Salda’nın ilk albümü ‘’REVA’’ Ada Müzik’ten yayımlandı.





Nihal Salda 2009 yılında ‘’Rehgahenk Türküler-Karadut’’ serisinde seslendirdiği ‘’Kırmızı Buğday’’ türküsü’nden sonra ilk albümü ‘’REVA’’ yı müzikseverlerin beğenisine sunuyor.

14 Aralık 2011 Çarşamba

Kesmeşeker’in yeni albümü ‘’Doğdum Ben Memlekette’’ Ada Müzik etiketi ile yayımlandı.



Kesmeşeker ‘Doğdum Ben Memlekette’ hem topluluğun sekizinci albümü, hem de yirminci yılının taçlanması oldu.
Cenk Taner, Can Alper, Tansu Kızılırmak ve Emre Sarıtunalılar’dan oluşan kadronun hazırladığı albümün kayıt ve miksleri Eray Uygur tarafından Jingle Factory’de, mastering ise Andy Jackson tarafından İngiltere’de gerçekleştirildi.

Ersan Özcan’ın Karadeniz müziğinden oluşan ilk albümü ‘’YOROZ’’ Ada Müzik’ten çıktı.




2009 yılında sosyal sorumluluk projesi olan ‘‘doğa için çal’’ müzik klibinde  performans sergileyerek müzik severlerin beğenisini  toplayan Ersan Özcan,  Karadeniz müziği üzerine yaptığı çalışmalardan oluşan ilk albümü  ‘’YOROZ’ ’ile  çıkış yapıyor.

17 Ekim 2011 Pazartesi

Baki Duyarlar’ın ‘Overseas’ Albümü Ada Müzik’ten Çıktı.





Türkiye ve uluslararası caz müziğinin önemli piyanist ve bestecilerinden Baki Duyarlar’ın Hollanda’da yaşadığı dönemde kurduğu OnQ isimli grupla kaydettiği albümde beş parça yer alıyor.

12 Ekim 2011 Çarşamba

Hüsnü Arkan'ın yeni şarkısı ''Beş Mayıs'' son romanı 'Mino'nun Siyah Gülü'nün armağanı olarak yayınlandı.




Söz ve müziği Hüsnü Arkan’a ait olan ‘’Beş Mayıs’’ ta piyano’yu İbrahim Özmen çaldı. Kayıt, mix ve mastering Efe Demiryoğuran tarafından stüdyo Harems’te yapıldı. Kapak tasarım Ayşe Nur Ataysoy'a, grafik tasarım ise Yeşim Ercan Aydın'a ait

5 Ekim 2011 Çarşamba

Serap Tamay'ın ''Ben Sana Yarim Dedim'' Adlı Yeni Albümü Ada Müzik'ten Çıktı.



Serap Tamay, 2003 yılında yayınlanan “Canım Terkeyledi Beni” albümünün ardından “Ben Sana Yârim Dedim” adlı yeni albümünü müzikseverlerin beğenisine sunuyor.

7 Temmuz 2011 Perşembe

CEM TUNCER - NAİL YURTSEVER ''ÖYLE BİR GEÇER ZAMAN Kİ'' ÇIKTI.





Cem Tuncer - Nail Yurtsever imzasını taşıyan ''Öyle Bir Geçer Zaman Ki'' dizi müzikleri  Ada Müzik etiketiyle yayınlandı.

14 Haziran 2011 Salı

Mehtap Meral'in ''Aşk'' Albümü Ada Müzik'ten Çıktı.


                                 
 

Mehtap Meral Ruhi Su Dostlar Korosu'nda uzun yıllar korist olarak görev yaptı; bu arada sahne çalışmalarını sürdürerek çeşitli mekânlarda sahne aldı. Bir çok sanat etkinliğinde konserler verdi.


12 Haziran 2011 Pazar

Ada Müzik'in 25'inci yıl konserine ünlü yağdı.





YÜKSEL YAVUZ

Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda önceki gece ADA Müzik'in 25'inci yılı kutlandı. Geceye Bülent Ortaçgil'in şarkı sözlerini unutması damga vurdu

'TNT Yaz Konserleri 2011' kapsamında perşembe akşamı Türkiye'nin en köklü bağımsız müzik firmalarından ADA Müzik'in 25'inci yıl konseri vardı. Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda düzenlenen gecede; Gürol Ağırbaş, Grup Gündoğarken, Hüsnü Arkan, Birsen Tezer, Replikas, Jehan Barbur, Yeni Türkü, Mavi Işıklar, Bülent Ortaçgil, Mor ve Ötesi, Bulutsuzluk Özlemi ve Zuhal Olcay sevilen şarkılarını seslendirdi.

SEYİRCİDEN ORTAÇGİL'E DESTEK
Konserde Bülent Ortaçgil, seyircilere 'Aşk Tesadüfleri Sever' filmiyle yeniden gündeme gelen 'Eylül Akşamı' isimli parçasını söyledi. Bir ara şarkının sözlerini unutan Ortaçgil, "Sözleri unutmuş olamam mı?" deyince, seyirci de "Olabilir" diyerek şarkıya hep bir ağızdan eşlik etti.

SABAH

11 Haziran 2011 Cumartesi

İyi ki doğdun Ada Müzik...





SERDARHAN AKSOY 

 Ada Müzik 25. yılını, yolu bir şekilde Ada’yla kesişmiş Bülent Ortaçgil, Zuhal Olcay, Hüsnü Arkan ve Gürol Ağırbaş gibi isimlerin katıldığı muhteşem bir konserle Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde kutladı
Ada Müzik, Türkiye müzik piyasasının en önemli bağımsız plak şirketlerinden biri olarak bilinir. 1986 yılında kurulduğundan bu yana 400’ü aşkın albümde imzası var. Belki de en önemli özelliği, ticarî olmadığı için yayıncı bulamayan sanatçıların albümlerine öncelik veriyor olmasıdır Ada Müzik’in.

Halk müziğinden Klasik Türk Müziği’ne, rock’tan caz’a, etnik müzikten elektronik müziğe müziğin birçok türünde eser veren sanatçıların en güvenli sığınağı oldu şimdiye kadar. Kimlerin yolu geçmedi ki Ada Müzik’ten: Bülent Ortaçgil’den Zuhal Olcay’a, Hüsnü Arkan’dan Gürol Ağırbaş’a, Mor ve Ötesi’nden Grup Gündoğarken’e, Tuna Kiremitçi’ye, Bulutsuzluk Özlemi’ne ve başkaca birçoklarına...
Bugün Türkiye’de kaliteli müzikten, nitelikli dinleyiciden söz edebiliyorsak, bunda Ada Müzik’in payı büyüktür. İşte 86’da inşa edilen bu liman, önceki gün Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde, yolu bir şekilde Ada’dan geçen sanatçılarla 25’inci yılını kutladı.

Gündoğarken’den sürpriz var

Ada’yı Çeyrek Gece 25. Yıl Konseri, Gürol Ağırbaş’ınKöprüler - İki Dünya albümünde, Doğu-Batı sazlarıyla düzenlediği Vivaldi’nin Four Seasons eseriyle başladı. Ağırbaş’ın Mozart düzenlemesinden sonra sahneye Grup Gündoğarken çıktı. Burhan Şeşen’in Bir İki Üç Tıp albümünden bildiğimiz Suç Kimdeyse Boşver şarkısının ardından bir İlhan Şeşen bestesine, Ankara’dan Abim Geldi’ye eşlik etti Cemil Topuzlu’yu dolduran müzikseverler.

Gündoğarken’in bir de sürprizi vardı. Yola çıktım iz bulamadım/seni buldum ben olamadım/yandım kavruldum kül olamadım sözleriyle başlayan ve yeni albümlerinde yer alacak Bulamadım adlı yeni şarkılarını söylediler.

TARAF

8 Haziran 2011 Çarşamba

'Ada'lı müzisyenler 25. yıl konserinde


 


Müziğin güçlü isimleri, 9 Haziran gecesi ADA Müzik’in 25. yıl konseri için sahneye çıkacak  


GAZETE HABERTÜRK / HEJA BOZYEL

Müzik piyasasının “poppop” olmaya başladığı yıllardan bugüne çizgisini bozmayan kaç isim kaldı ki müzik arşivlerimizde? Bir göz atın; çoğunun albümlerinde Ada Müzik logosunu göreceksiniz. Ya da yeni isimlerin kaçını arabeskleştirmeden, “popçikleştirmeden” destekliyor büyük plak şirketleri? Oysa Ada Müzik 25 yıldır bunu yapıyor.

Şirketin ortaklarından Bülent Forta, “Kataloğumuzdaki her isim doğrudur demiyorum ama mesela en çok kazanan pop sanatçısını Ada Müzik kataloğuna dahil etmem” diyor.

Çeyrek asırlık bağımsız bir plak şirketi olarak, bu başarıyı yine gerçek müzik dinleyicisiyle kutlamak için de 9 Haziran’da, Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda, TNT Açıkhava Konserleri kapsamında, saat 21.00’de Ada Müzik ailesinin eski ve yeni 12 ismi sahne alacak. Bu sebeple biz de konserde sahne alacak isimlerin bazılarıyla buluştuk, 25 yıl öncesini ve bugünü konuştu.

DERYA KÖROĞLU
"25 yıl önce bir yandan Yeni Türkü albümlerini çıkarırken; yani 5 albümü çıkarmışken, bir yandan bilgisayarlarda kod yazıyordum! O zamanlar konser havası çok farklıydı. Oturarak söylerdik, çalardık, dinlenirdi. Şimdi oturulan bir konser düşünemiyorum.1979 yılında yaptığımız ‘Buğdayın Türküsü’ engellerle karşılaşmıştı. O zamandan beri hep bir güme gitmişlik hali vardı o albümün. Bazı konserlerde şarkılarını söyledik ama özlemi bitmedi. Bülent Forta ile ODTÜ’den arkadaşız. Şimdi yıllar sonra ilk albümümüz ‘Buğdayın Türküsü” Ada Müzik’ten çıkacak."

BURHAN ŞEŞEN
"1984’tü sanırım. Biz kendi kendimize kaset doldurduk. Bodrum’da çalıyorduk. Yaz boyunca 100 kaset sattık, elimizde 400 tane daha vardı. Ada Müzik o zaman Ankara’daydı ama kuruculardan biri bizi Bodrum’da dinlemiş. Kalan 400 kaseti aldı ve Ada Müzik’le tanışmamız böyle oldu."

JEHAN BARBUR
"Ada Müzik öncesinde birçok şirkete gittim ve benim yapmak istemediğim şeyleri yapmamı istediler. Sonra Bülent Ortaçgil beni Ada Müzik’le tanıştırdı ve beni serbest bıraktılar. Hiçbir şey talep etmeden yaptık albümü. İlk albümden sonra gerçek anlamda aile olduk. Ada Müzik ilk kurulduğunda ben 6 yaşındaydım. Şimdi durumun kaymağını yiyorum."

ZUHAL OLCAY
"Müzik kariyerimde ben hep güzel insanlara denk geldim. Ada Müzik de öyle. Ada Müzik’in sadece iyi bir dinleyicisi, hayranıyken yıllar sonra benim yapım şirketim oldular. Bir şekilde aynı duruşu olan insanlar birbirini buluyor. Müzisyen olarak ilk sahneye çıkışım Evita Müzikali’nin sonrasındaydı. Benim için en ilginç olan şey, rol yapmadan, kendim olarak, Zuhal olarak orada bulunmaktı. Çok korkutmuş, feci germişti o beni. İnsanlarla bizzat kendim olarak nasıl bir iletişim kuracağım konusunda tedirginlik yaşamıştım. Çünkü hep başka insanların dağarcığındaki sözlerle sahnedeydim. Yıllar içinde bu değişti, seyircilerle iyi bir diyaloğumuz oldu."

HABERTÜRK

MÜZiSYENLERiN SIĞINDIĞI ‘ADA’ 25 YAŞINDA





Türkiye’de alternatif müziğe şans veren birkaç bağımsız plak firmasından biri olan Ada Müzik, 25’inci yaşını dev bir konserle kutluyor. Bugün Açıkhava Tiyatrosu’nda yolu Ada’dan geçmiş sanat- çılar toplanacak ve Ada’ya “Nice yıllara” diyecek...


Ruhi Su, Bülent Ortaçgil, Zuhal Olcay, Ali Asker, Akrep Nalan, Grup Çığ, İlkay Akkaya, Rashit, Moğollar, Erdal Güney, Hümeyra, Nurettin Rençber, Jehan Barbur... Kimi göçüp gitmiş bu dünyadan, kimi hayatta ve müzik yolculuğuna devam ediyor. Hepsi ‘farklı telden çalıyor’ ama ortak bir özellikleri var: Hepsinin yolu ‘Ada’dan geçmiş. Türkçe, Kürtçe, Rumca, Çerkezce söylenen rock’tan caza, elektronik müzikten  halk müziğine uzanan geniş bir yelpazeyi aynı çatı altında toplamayı başarmış bir müzik şirketi ‘Ada Müzik’. Üstelik siyasi çalkantıların ve ekonomik krizlerin yaşandığı, popüler müziğin önlenemez yükselişte olduğu dönemlerde bile müzikal kaliteye değer vererek, ‘piyasa’ koşullarına boyun eğmeden, gençlere fırsat tanıyarak, kapı açarak, yol göstererek, yanında olarak... Farklı tarzları, kültürleri, kuşakları buluşturup bir ‘aile’ oluşturmayı başardı ve Türk müzik piyasasında önemli bir yer edindi.

400’ü aşkın albüm yayınladı. Sadece müzisyenler açısından değil, dinleyiciler için de ufuk açıcı, yol gösterici bir misyon üstlendi. Yayınladığı albümlerle Türkiye’nin renklerine, kültürel çeşitliliğine işaret etti. Evet, insanların ‘farklılıklardan’ söz etmekten bile korktuğu günlerde, korkunun adını bilmeyen bir müzik şirketi olarak varlığını sürdürdü. Popüler müzik kültürüne uzak müzisyenler ve dinleyiciler için, Gürol Ağırbaş’ın deyimiyle ‘sığınılacak bir ada’ oldu gerçekten.

‘Ada’ demek Bülent Forta demek

Yolu ‘Ada’dan geçmiş eski yeni, bütün müzisyenlerin de dediği gibi Ada Müzik’i, Ada Müzik yaparak bugünlere getiren Bülent Forta. Farklı kuşaklardan, popüler kültüre hizmet etmeyen müzisyenlere kapısını açtı. Türkiye’nin farklı müzik renklerini dinleyiciyle buluştururken sanatçıların hakları için de mücadele etti. Yeri geldi korsana karşı savaştı yeri geldi müzisyenlerin telif hakları için mücadele etti. Başkanlığını yaptığı Mü-Yap’taki çalışmaları olumlu olumsuz eleştiriler aldı. Ancak, Ada Müzik etiketiyle yayınlanan albümlerle her kesimden dinleyicinin yüreğine dokundu.

80 sonrası siyasi baskıların yaşandığı yıllarda müzik piyasasındaki yolculuğuna başlayan Ada Müzik ve Bülent Forta, kendisine ‘sığınanların’ sayısını her geçen gün artırarak yoluna devam etti.

Şimdi Ada Müzik ailesi 25’inci yılını kutlamaya hazırlanıyor. Yolu Ada’dan geçen isimlerle elbette... Bu akşam, TNT Yaz Konserleri kapsamında Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda yapılacak kutlamaya Bülent Ortaçgil, Zuhal Olcay, Grup Gündoğarken, Yeni Türkü, Hüsnü Arkan, Birsen Tezer, Bulutsuzluk Özlemi, Mor ve Ötesi, Jehan Barbur, Mavi Işıklar, Replikas ve Gürol Ağırbaş şarkılarıyla katılacak. “Nice yıllara” diyerek sözü, yolu Ada Müzik’ten geçen müzisyenlere bırakıyoruz...
“Türkiye’de yapılan müzik üzerinde çok olumlu etkisi var”Derya Köroğlu (Yeni Türkü): Piyasa dışı, ticari olmayan yapımlara da yer verdiği için Türkiye’de yapılan müzik üzerinde çok olumlu bir etkisi var. Ada Plak olmasaydı kaliteli müziği dinleme şansına sahip olmayacaktık. Bu görevini devam ettirmesi dileğiyle, nice yıllara..

“Hiçbir sanatçının emeğine göz dikmedi”Jehan Barbur: Bülent Forta inandığı herkese çok destek oldu, bana güven verdi. Üretime, besteye ve söze saygı duydu ve hiçbir sanatçının emeğine göz dikmedi, fayda sağlamaya çalışmadı. Benim için Ada Müzik tektir. Bülent Forta, özgünlüğüne inandığı işlere kapısını açtı, bütün aşmalarında destek oldu. Ve sanatçılara her zaman “Bir ihtiyacın olursa yanında olmak isteriz, lütfen bizimle paylaş” dedi. Benim için Ada Müzik=Bülent Forta’dır. Kendisine çok çok teşekkür ediyorum.

“Duruşundan taviz vermedi”

Gürol Ağırbaş: 25 yıldır duruşundan taviz vermeyen ender kuruluşlardan biri. Bizim gibi popüler kültüre dahil olmayanlar için sığınılacak bir adadır hakikaten.

“Biz sanatçılar kadar duyarlı bir firmadır”Gökhan Şeşen (Gündoğarken): Müzik piyasasında gerçekten biz sanatçılar kadar duyarlı bir yapımcı firmadır. İnandıkları işlere imza atıyorlar ve portföyü bunu yansıtıyor. Ada Müzik’ten Gündoğarken olarak albümümüz çıkmadı ama ortak o kadar güzel işler yaptık ki, bu konser için heyecanlanmamak mümkün değil.

“İstikrarlı çizgisini asla bozmadı”Replikas: Ada Müzik’in bizim için önemli bir yeri var. İlk albümümüzü yayınlayan, bize destek veren bir plak şirketi. Bununla da kalmadı bizim gibi henüz albümü olmayan irili ufaklı birçok müzisyene ışık tuttu. İstikrarlı çizgisini asla bozmadı. Bunu yaparken de sanatçının müzikal estetiğine değer vermesi, saygı duyması da önemli özelliklerinden biri.

“Çok öğretici bir deneyimin adıydı Ada”

Mor ve Ötesi: Ada Müzik, Mor ve Ötesi’nin profesyonel müzik yolculuğunun başladığı yerdir. 1996 yılında yayınladıkları pek çok ilk albümden biri de bizim ‘Şehir’ albümümüzdü. Başka türlü asla gün ışığına çıkamayacak pek çok albüme ev sahipliği yapmış olmasının yanında, bizim için çok öğretici bir deneyimin de adıydı ‘Ada’. Türkiye’de popüler olmuş pek çok grubun aksine Mor ve Ötesi’nin kendi sesini bulması için acele etmemesine, deneyler yapabilmesine olanak sağlayan gerçek bir özgürlük ortamı sunan Ada Müzik’teki yıllarımız, bizi ilerleyen yıllarda değerini daha da iyi anladığımız bazı tecrübelerle donattı. Ada Müzik, Türkiye müzik haritasının pek çok farklı rengini yaşatmasıyla bu ülkenin kültür hayatını ciddi anlamda etkilemiş, değiştirmiş ve desteklemiştir.

7 Haziran 2011 Salı

Çiğdem Erken'in ilk albümü 'Kız Kafası' ADA Müzik'ten Çıktı





"Kız kafası" bir kadının gözünden çoğunluğu re minör tonunda aşk şarkıları ile dolu bir albüm.

Çiğdem Erken'in prodüktörlüğünü de kendisinin üstlendiği albümde sözleri ve müzikleri kendisine ait olan 9 şarkı var. Uzun yıllardır internet dünyasının iyi tanıdığı "Ölürsen Haber Ver", "Saçlarım Daha Uzunken", "Soyunma", "Ağlayamazsın" gibi şarkıların yanısıra henüz hiç kimsenin bilmediği yeni şarkılar da var bu albümde.

5 Haziran 2011 Pazar

Şarkılar Ada'yı söyler






9 Haziran'da Ada Müzik'in 25. yılı şerefine birçok müzisyen Açıkhava'da '25 Yılın Şarkıları'nı söyleyecek.



NAİM DİLMENER - naimdilmener@gmail.com

Ada Müzik 25. yılını kutlama hazırlıkları içinde. 9 Haziran’da, Harbiye Açıkhava’da gerçekleşecek konserde, çok sayıda kayda değer isim yer alacak. ‘Ada’yı Çeyrek Geçe’ olarak adlandırılmış bu gecede; Birsen Tezer, Bulutsuzluk Özlemi, Bülent Ortaçgil, Grup Gündoğarken, Gürol Ağırbaş, Hüsnü Arkan, Jehan Barbur, Mavi Işıklar, Mor ve Ötesi, Replikas, Yeni Türkü, Zuhal Olcay gibi çok sayıda mühim ve ayrıksı isim sahnede olacak. “Ayrıksı” da lafın gelişi değil. Bu sözcük 25. yılı kutlanacak Ada’yı en iyi tarif edebilecek sözcük.
Daha ilk gününden itibaren farklı hatta kimselere benzemez bir firma, bir yapım şirketi olacağının sinyallerini veren Ada’nın kuruluş sebebi de herkes gibi değildi. Şu an MÜYAP’ın başında bulunan Bülent Forta ve kendisi gibi müziğin hasına gönül vermiş yakın arkadaşları tarafından, asıl ve tek amaçları para kazanmak olan, her teklif ya da projeye mecburen bu gözle bakan firmaların şans vermediği türlere, isimlere, albümlere şans tanımak ve onları, tıpkı kendileri gibi “müziğin hasını” bekleyen kitlelere ulaştırmak amacıyla kuruldu. Ekonomik krizler kimi zaman inişlere ya da yerinde saymalara sebep olduysa bile, 25 yıl boyu bu ilkelerinden ne vazgeçtiler ne de ödün verdiler.
Plakçılar Çarşısı’nda bir “darbımesel” haline dahi geldiler. Biraz sıradışı, biraz farklı bir albüm ya da projeyle karşılaşan diğer firmaların ilk sarf ettikleri cümle şu olmaya başlamıştı: “Bu tam Ada’nın yayınlayacağı bir albüm!”

Bu toprakların bütün insanları
Öyleydi de hakikaten. Bir albümü yayınlayıp yayınlamamaya karar verecekleri zaman, “Satar mı satmaz mı, para kazandırır mı kazandırmaz mı?” benzeri “ekonomik” tasaları hiç olmuyordu. Tam da bakılması gereken yerden bakıyorlardı mevzuya: “Bu albüm yayınlanmaya değer mi, değmez mi?” Hiç şüphesiz, “değer” ile ilgili düşünür ve karar verirken, “müzik” birinci kıstaslarıydı. Ama yalnızca bu değildi. Şu ya da bu biçimde şans verilmemiş genç bir rock grubu (Mor Ve Ötesi mesela, ilk albümleri dahil, çoğu albümlerini Ada yayınladı), günün hakim çizgisine uymadığı için satmayacağı belli bir şair yaratıcı (Bülent Ortaçgil mesela, Ortaçgil’in 7’den 70’e herkesin kalbine yerleşmesinde, bu firmanın Ortaçgil’e yürekten inanmasının katkısı büyüktür) ya da politik tavrını şarkıların orta yerine yerleştirdiği için piyasanın geneli tarafından riskli, hatta kızıl bulunmuş bir grup (Bulutsuzluk Özlemi mesela, Nejat Yavaşoğulları’nın her birimizin birer kızıl bayrak kapmasına sebep olan o başkaldırı şaheserleri, Ada olmasa biraz zor ulaşırdı bize) ve benzerlerine “yaşam hakkı” veriyordu.
Her şeyi de, hemen herkesten önce, daha kimselerin aklına gelmemişken ya da akıllara gelmiş ama inandırıcı ve makul kabul edilmemişken yapıveriyordu. ‘Eski 45’likler’ serisi mesela. Buna başlamaya karar verdiklerinde, ortada “nostaljinin N’si” dahi yoktu. Henüz herkes, “vur patlasın çal oynasın” durumunda ve “günün popu”nun peşindeydi o yıllarda. Bu dizinin ilk albümü olan Ayten Alpman 2000’de yayınlandı ama dizinin yapım kararı 1998’de alındı ve çalışmalar da aynı yıl başladı. Bu diziye karar verilen toplantıların birinde, dizinin danışmanı olan bu satırların yazarı dahi, “Emin misiniz, henüz ortada eski şarkılara yönelik bir talep dalgası görünmüyor” demiş olmasına rağmen diziye başlama kararı alınmış ve işe girişilmişti. Ayten Alpman, Hümeyra, Mavi Işıklar ve diğerleri... Bulunduğumuz noktadan şu çok net görülebiliyor artık: Bülent Forta ve firması, herkes ama herkesten önde koştu.

Ve bütün dilleri
Politik nedenlerle ağır bir ayrımcılığa uğrayanların da soluk alıp verebildiği bir yer oldu Ada. Her dile, her renge açıktı. İnternet sitelerinde de (www.adamusic.com.tr) belirtildiği gibi Kürtçe, Çerkezce, Hemşince, Rumca albümler yayınladılar. Doğru insanların inşa ettiği bir çatının altında doğru tavırlar alınıyor, pozitif ayrımcılık yapmaktan hiç imtina edilmiyordu. O güne kadar engellenmiş olana, baskı altında tutulana, görüldüğünde bin metre kaçılana bütün kapılarını ve gönlünü açıyordu bu firma: “Gelin, ne olursanız olun, gelin”. Tek başına ‘Anlat’ albümü bile, Ada’nın bu konudaki tavrını dosta düşmana göstermeye yeterlidir. Prodüktörlüğünü Ali Nafile’nin, miks ve mastering’ini ise, müzik piyasasındaki herkes tarafından bir efsane olarak kabul edilen İhsan Apça’nın yaptığı bu albümde, bu topraklarda boy vermiş her “dil” kendine yer buldu, türküsünü söyledi.
9 Haziran’da Açıkhava’da ‘25 Yılın Şarkıları’ söylenecek. Bülent Forta ve ekibi “para üzerine” kurulu bir işi, “kalp üzerine” taşımayı başardı. Gerçekten hayal ötesi. O gece kaç olacağız sayıl(a)mayacağız, çok olacağız. Kutlu olsun.

RADİKAL

Ada müzik 25. yılını kutluyor


Türkiye'nin bağımsız müzik firmalarından Ada Müzik, 25. yılını 9 Haziran'da Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nda gerçekleştirilecek görkemli bir konserle kutlayacak. Hazırlıkları, Gürol Ağırbaş ve Burhan Şeşen'le konuştuk.


ÖZGE Ç. DENİZCİ

Ada Müzik 25 yıllık yolculuğu boyunca 100'e yakın müzisyenle çalışmış, 400'ün üzerinde albüme imza atmış, bağımsız bir müzik firması. Bu yıl 25. yılını 'Ada'yı Çeyrek Geçe' başlığıyla gerçekleştirecekleri bir konserle kutlayacak Ada Müzik. Konserde Bülent Ortaçgil, Zuhal Olcay, Grup Gündoğarken, Yeni Türkü, Hüsnü Arkan, Birsen Tezer, Bulutsuzluk Özlemi, Mor ve Ötesi, Jehan Barbur, Mavi Işıklar, Replikas, Gürol Ağırbaş gibi tanınmış müzisyen ve gruplar sahne alacak. Gecenin müzik direktörlüğünü daha önce de benzer işlere el atmış müzisyen Gürol Ağırbaş yapıyor. Koordinasyon işleriyse müzisyen Burhan Şeşen'e ait. Onlarla Ada Müziği ve 'Ada'yı Çeyrek Geçe'yi konuştuk.  

- 25. yılda bir kutlama planı var mıydı, proje nasıl ortaya çıktı?
Gürol Ağırbaş: Ada Müzik'le yıllardır çalışıyorum ve bir yandan müzik direktörlüğünü de yapıyorum. Bu proje de muhabbet halindeyken ortaya çıktı. Ada Müzik'in 25. yılını doldurmuş olduğunu konuşurken konser yapabileceğimizi düşündük ve sonra da iş ciddiye bindi, derken Burhan'la (Şeşen) irtibata geçtik.
Burhan Şeşen: Daha önce Gürol'la Ezginin Günlüğü'nün 25. yıl konserini yapmıştık. Orkestrayı Gürol kurmuştu, ben de organizasyonu yapmıştım. Sonra Sinop'ta termik santrallara karşı bir konser yaptık. Bu da üçüncü işimiz. İyi bir işletme bile 25. yılını Türkiye'de zor görürken Ada Müzik'in 25 yılı devirmiş olması çok önemli. Müzisyenler seçildi, organizasyon yapıldı. Güzel bir gece ve oldukça büyük bir orkestra olacak.

SAHNEDE 45 KİŞİLİK ORKESTRA OLACAK
- Orkestrada hangi enstrümanlar olacak?
G. A.: Orkestramızda 20'ye yakın klasik batı müziği kemanı olacak. 10 kişilik alaturka keman çalan ekibimiz var. Bunun yanı sıra yine alaturka sazların tamamına yakını olacak. Piyano, davul, bas gibi enstrümanlar... 45 kişiye yakın bir ekiple çalacağız. Şu anda bunların yazımı, çizimiyle uğraşıyoruz. Bir yandan da görseller oluşturuluyor.

- Müzisyen seçimleri nasıl yapıldı?
G.A.: Ben müzik direktörlüğünü, koordinasyonu da Burhan yapıyor ama işin içinde bir de yapımcı firma Atlantis var. Onlar müzisyenleri seçtiği için biz daha rahat hareket ettik. Onlar da seçimi elbette Ada Müzik'le çalışan müzisyenler arasından yaptı.
B.Ş: Firma üzerimizden bu işi almakla çok iyi yaptı. Çünkü biz bu seçimi yapamayacaktık.

- Ada Müzik'le olan ilişkiniz nasıl başladı?
G.A.: Ada Müzik'le çalışmaya başlamamız, Zuhal Olcay'ın 'Başucu Şarkıları'yla olmuştu. Daha sonra da birçok farklı iş yaptık. En son bana ait olan 'Köprüler / İki Dünya', 'Köprüler / Beyazperde' albümlerini yaptık. Çalışmaya da devam ediyoruz.
B.Ş.: Bülent Forta ve Levent Saçılanateş çok iyi dostumuz. Albüm yapmasak da onları çok seviyoruz. Ada Müzik'ten çıkan bir albümü her zaman gönül rahatlığıyla gidip almışımdır. Yeni Gündoğarken albümünü de Ada Müzik'ten çıkaracağız. Her zaman onların yanlarında olmaya çalışacağız. Çeşitli sürprizler de olacak.

- Konserde birbirinden farklı isimler yer alacak. Bu genelde sahnede sıkıntıya sebep olur ama sizde sound'un oturmaması gibi bir sıkıntı olmayacaktır...
G.A.: Bu tip aksilikler olmasın diye gelecek olan sanatçılara grupların haricinde benim kurduğum orkestra eşlik edecek. Çünkü herkes çıkıp kendi linecheck'ini, soundcheck'ini yapmaya kalkarsa orada çok büyük sıkıntılar olabilir. Hakikaten zor iş, üstelik adrenali de yüksek işler ama tecrübeliyiz.

SÜRPRİZLİ GECE
Gürol Ağırbaş, 'Köprüler' ve 'İki Dünya' albümlerinde yer alan parçaların büyük orkestra eşliğinde ilk kez canlı çalınıp icra edileceğini söylüyor. 'Sonucunu merakla bekliyorum. Az prova yapacağız. Aslında profesyonellerle çalışınca çok fazla prova yapmaya da gerek olmuyor. Açılışı 'Köprüler'le yapacağız. Elbette sürprizler de olacak. Bunlar da gelecek izleyiciye kalsın istiyorum. Burhan da yeni bir şeyler yapacak'.  Burhan Şeşen de ekliyor: 'Bir şarkı çalacağız, o da yeni albümümüzde yer alacak. Ben böyle organizasyonları çok seviyorum. Uzun süredir göremediğimiz müzisyenleri bir arada göreceğiz. Kulisi paylaşacağız ve onlarla muhabbet edeceğiz. Umuyoruz ki alnımızın akıyla bu işten de çıkacağız.'

31 Mayıs 2011 Salı

ADA’yı çeyrek geçe NTV Gece Gündüz'de



Türkiye’nin en köklü bağımsız müzik firmalarından ADA Müzik, 25. yılını 9 Haziran’da Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleştirilecek görkemli bir konserle kutlayacak.


Bugüne değin yayınladığı 400’ü aşkın albümle Türkiye’nin müzik geleneğinin ortaya çıkmasında önemli bir rol oynayan ADA Müzik, halk müziğinden Türk Sanat Müziğine; rock’tan caz’a; etnik müzikten elektronik müziğe uzanan geniş ölçekli repertuarı ile kaliteden ödün vermeyen müzik yayıncılığı anlayışını sürdürüyor. Üstelik ‘piyasa’nın dayattığı koşullara boyun eğmeyen, tirajdan daha çok müzikal kaliteyi gözeten çizgisini gücü yettiğince devam ettirdiği gibi bir ‘okul’ olma özelliğini de koruyor.

İşte, geçtiğimiz 25 yıl boyunca yolu bu ‘okul’dan ‘bir şekilde’ geçmiş Birsen Tezer, Bulutsuzluk Özlemi, Bülent Ortaçgil, Grup Gündoğarken, Gürol Ağırbaş, Hüsnü Arkan, Jehan Barbur, Mavi Işıklar, mor ve ötesi,  Replikas, Yeni Türkü, Zuhal Olcay gibi sanatçılar kendilerine katılacak sürpriz isimlerle birlikte ‘ADA’yı çeyrek geçe’ başlıklı konserde bir araya gelecekler.

NTVMSNBC

26 Mart 2011 Cumartesi

“BİR AVUÇ DENİZ”, BİR KUCAK ŞARKI!





“Bir Avuç Deniz” soundtrack albümü; tamamı film için yapılmış 15 orijinal şarkıyla satış noktalarında!

Ateş İlyas Başsoy’un yapımcılığını üstlendiği “Bir Avuç Deniz Müzikleri” adlı albümde; filmin müzik direktörü Tuluğ Tırpan’ın bestelerinin yanı sıra Övünç Dan, Cenk Turanlı, Suat Yılmaz, Ece Göksu, Deniz Özbey Akyüz, Melis Danişmend, Korhan Futacı gibi usta isimlerin şarkıları yer alıyor.

13 Mart 2011 Pazar

Erdal Güney’in Yeni Albümü ‘Bir Kıyıdan’ Ada Müzik’ten Çıktı.


 


Türkiye dizi film müziğinin önemli isimlerinden Erdal Güney’in yeni albümü ‘Bir Kıyıdan’ yayınlandı.

Erdal Güney, ‘Aşkiya’ isimli son albümünden bu yana beş yıllık arayı ‘Bir Kıyıdan’ albümüyle noktaladı. Sanatçı, yakın geçmişte başta ‘Hatırla Sevgili’ olmak üzere, ‘Elveda Rumeli’, ‘Yemin’, ‘Bu Kalp Seni Unutur mu?’ gibi dizilere yaptığı etkileyici müziklerle çok konuşulmuştu.



13 Ocak 2011 Perşembe

Hüsnü Arkan’ın ‘SOLO’ isimli albümü Ada Müzik’ten çıktı





Ezginin Günlüğü grubundan tanıdığımız Hüsnü Arkan, ‘Solo’ isimli albümünde çok özel şarkılara imza attı. Albümdeki tüm şarkıların müzikleri Arkan’a ait.